Pazar, Ocak 21, 2007

insanlar çöplük

duşta müzik çalıyor sonra tablolar enerji yayıyor heryer aşırı beyaz ve çok güzel porselen kahvaltı takımlarında portakal suları ve cornflakes,kıyafetlerin yarısı daha o beyaz haşırhuşurlu kağıtlarından ayrılmamış,elbiseler ,ayakkabılar,iki kürk,t shirtler etiketi sökülmemiş kremler,antiaging,göz altı,elmacık kemiklerini çıkartan sonra bacak için sıkılaştırıcı ,bir sürü parfüm,deodorant,aroma terapi jeller,şımarması lazım aşırı şımarması lazım,bacaklar pürüssüz inanılmaz canlı bir ten,inanılmaz bir makjay omuzlarından aşağı inen bembeyaz elbise,üstünde tek bir hata yok,üstünden özgüven fışkırıyor,üstümüzden özgüven huzursuzluk ve açlık fışkırıyor,kendisini sanki bu gece gideceği barın vestiyerine asıcak,yanına aldığı el çantası,deri ceketi ve evet kendisini de askılıklardan birine asıcaklar ,geriye kalan her neyse ,işte o içeriye süzülücek ve içip etrafı izlicek,konuşmalar yapıcak,o bütün yavan mimikleri ve boktan pozitif enerjisiyle,sonra tuvalete gidip kusmak isticek,onu arıcak ,onu arayıp onu nekadar özlediğini söylemek isticek,halbuki o kimseyi özlemiyor,lanet olsun ki elbisesine içtiği son şaraptan dökülmüş,tırnağını ısırıyor,tırnağını ısırıp bağırmak istiyor ,halbuki ne kadar güzel ,elbisesi,saçları ,kokusu,herşey ne kadar güzel ve akıcı ,rahatsız edici olan bir şeyler var ,rahatsız edici bir güzellik ve iğrençlik var,tuvalete eğilip kusuyor,peceteyle ağzını silmeden önce klozetin üstüne yerleştirilmiş aynadan suratına bakıyor,çöpe atılmış cenin gibi,çöpe atılmış cenin kadar savunmasız ve tiksindirici duruyor.yok olmak istiyor, insan ne zaman yok olmak ister fakat unuttuk ,o hala vestiyerde asılı ...

Hiç yorum yok:

 
Clicky Web Analytics