Welcome to Sarajevo dan sonra sınır tanımaz savaş muhabirliğiyle ilgili izlediğim en matrak film The live from baghdad oldu . Fakat bu filmi diğer bütün filmlerden ayıran şey CNN'in a bölgesel medyaağı" etiketine laik olmadığını ısrarla kanıtlamaya çalışması ve savaşı zaman akışı olarak ilk defa bizim gerçekliklerimizle senkronize hale getirerek bir anlamda savaşın kendine has yarattığı kurgunun vazgeçilmez bir parçası olmasıdır.Bundan sonra körfez savaşı, CNN ve diğer bütün medyağlarının görüntüleri dışında düşünülemez .Öyle ki savaş sona erdiğinde Kuveyt veya Bağdat'ın herhangi bir mahallesinde yaşayan bir ailenin savaşla ilgili anıları CNN'nin körfez savaşı dökümantasyonlarından farklı hiç bir özellik taşı(ya)maz . Aile artık savaşın değil, CNN Körfez Savaşı serisinin bir parçasıdır .
Savaş muhabirlerinin maceratutkunu olması ve tarih yazma gibi oldukça egoist bir bakış açısıyla görevlerine duydukları aşkı bir kenera bırakırsak temelde herhangi bir işkolikten ve bağımlıdan farklı olmadıklarını anlayabiliriz.I loved Vietnam. I cried when that goddamn war ended! ifadesi aslında bahsettiğim şeyin bir cümleye sığdırılmış şeklidir.Savaş muhabirleri için savaşın varyasyonları elbetteki vardır ve her savaş elbetteki bir diğerinden farklıdır fakat hangi kriterlere göre? Live from Baghdad'da da gördüğümüz üzere çoğunlukla bu kriterler aslında VIETNAM -IN ve BAGHDAD Residance ın sunduğu imkanların karşılaştırılmasından ibarettir.
Baudrillard'ın körfez savaşıyla ilgili yazdığı üç makalenin kısaca özeti aslında:star wars ekibinin kurgu kalitesi ve inandırıcılık açısından CNN ve beyaz saray ekibinden çok daha iyi bir iş çıkarttıkları olarak algılanabilir. Sorun şu ki bu filmde kurusıkı tabancaların yerine gerçek kalaşnikoflar ve yine morgdan alınan kimsesiz ölü cesetleri yerine beş yıllık iran-ırak savaşı ertesinde evinde huzurlu bir şekilde naneli çayını içen emekli askerler ve onun gibi binlerce insan kullanılmıştır ve hala da kullanılmaya devam etmektedir. Bu açıdan değerlendirirsek eğer Amerikan film endüstrisini bir kez daha ne kadar tasarruflu olup aynı zamanda kendi dublörlerine ne kadar değer verdiğini görebiliriz. Aslında mesaj oldukça basit:Ne yazık ki ne kadar gerçekçi oynarsanız o kadar gerçek ölürsünüz.
İsrail- Filistin çatışmaları , afganistan işgali , körfez savaşı ve ırak işgali ve belki gelecek bir çok senaryonun kaderi aslında ilk olarak birinci dünya savaşı sırasındaki savaş muhabirlerinin çektiği görüntülerle belirlenmiştir.Sontag Regarding the Pain of Others adlı çalışmasında görüntüye ilk olarak yabancılaşma örneklerinin ispanya iç savaşı sırasında çekilen fotoğraf dizisiyle ulaşıldığından bahseder ve son olarak bazılarımızın vahşet ve görüntü kirliliği olarak değerlendirdiği gerçekliğin çoğunluk için ne ifade ettiğini "bazı insanların çektikleri acılar belirli bir izleyici kitlesine başkalarının acılarından çok daha ilginç gelmektedir."bu cümleleriyle oldukça net bir şekilde açıklar
Savaş muhabirlerinin maceratutkunu olması ve tarih yazma gibi oldukça egoist bir bakış açısıyla görevlerine duydukları aşkı bir kenera bırakırsak temelde herhangi bir işkolikten ve bağımlıdan farklı olmadıklarını anlayabiliriz.I loved Vietnam. I cried when that goddamn war ended! ifadesi aslında bahsettiğim şeyin bir cümleye sığdırılmış şeklidir.Savaş muhabirleri için savaşın varyasyonları elbetteki vardır ve her savaş elbetteki bir diğerinden farklıdır fakat hangi kriterlere göre? Live from Baghdad'da da gördüğümüz üzere çoğunlukla bu kriterler aslında VIETNAM -IN ve BAGHDAD Residance ın sunduğu imkanların karşılaştırılmasından ibarettir.
Baudrillard'ın körfez savaşıyla ilgili yazdığı üç makalenin kısaca özeti aslında:star wars ekibinin kurgu kalitesi ve inandırıcılık açısından CNN ve beyaz saray ekibinden çok daha iyi bir iş çıkarttıkları olarak algılanabilir. Sorun şu ki bu filmde kurusıkı tabancaların yerine gerçek kalaşnikoflar ve yine morgdan alınan kimsesiz ölü cesetleri yerine beş yıllık iran-ırak savaşı ertesinde evinde huzurlu bir şekilde naneli çayını içen emekli askerler ve onun gibi binlerce insan kullanılmıştır ve hala da kullanılmaya devam etmektedir. Bu açıdan değerlendirirsek eğer Amerikan film endüstrisini bir kez daha ne kadar tasarruflu olup aynı zamanda kendi dublörlerine ne kadar değer verdiğini görebiliriz. Aslında mesaj oldukça basit:Ne yazık ki ne kadar gerçekçi oynarsanız o kadar gerçek ölürsünüz.
İsrail- Filistin çatışmaları , afganistan işgali , körfez savaşı ve ırak işgali ve belki gelecek bir çok senaryonun kaderi aslında ilk olarak birinci dünya savaşı sırasındaki savaş muhabirlerinin çektiği görüntülerle belirlenmiştir.Sontag Regarding the Pain of Others adlı çalışmasında görüntüye ilk olarak yabancılaşma örneklerinin ispanya iç savaşı sırasında çekilen fotoğraf dizisiyle ulaşıldığından bahseder ve son olarak bazılarımızın vahşet ve görüntü kirliliği olarak değerlendirdiği gerçekliğin çoğunluk için ne ifade ettiğini "bazı insanların çektikleri acılar belirli bir izleyici kitlesine başkalarının acılarından çok daha ilginç gelmektedir."bu cümleleriyle oldukça net bir şekilde açıklar
Yemek masamızda bir savaşa ve bir ölüme gerçekleştiği anda tanık olmamız ve onu kişisel müzelerimize itinayla hapserek kendi gerçekliğimize kanalı değiştirerek devam etmemiz,aslında oldukça basit bir sürecin sonucudur .Bir zamanlar en naifçe kendi kendimize sorduğumuz Bu insanlar ne için ölüyorlar? sorusu geçikmeli de olsa kanalı değiştirdiğimiz ve ağzımızdaki son lokmayı çiğnediğimiz anda yanıtını bulur :Düşünmemeliyim.
En sonunda bir gün kaza eseri mutfaklarımız yerlebir olduğunda ve yanımızda duran kadının bedeninden kanlar fışkırdığında , belki kendimize gelebiliriz,belki diyorum çünkü biz bu görüntülerinin aynısını milyonlarca defa sevişirken , yemek yerken , gazetelerimizde , tv ekranlarımızda gördük ve şimdi gördüğümüzün tıpkı onlar gibi geçici olmadığını düşünmemiz tekrar başa dönüp, Bu insan ne için ölüyor? sorusunu yeniden kendi kendimize sormamız oldukça zor bir süreç olucaktır fakat bir zamanlar geçikmeli olarak düşünmemeliyim olarak yanıtladığımız soru bu defa yerini kelimelerle dolduramayacağımız bir boşluğa bırakacaktır.
*Susan Sontag - Regarding The Pain of Others
*Micheal Winterbottom - Welcome to Sarajevo
*CNN GULF WAR series
*LIVE FROM BAGHDAD
*Jean Baudrillard- The Gulf War did not take place

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder