En büyük mutluluk insanın kendi pisliği ve sefaletiyle başbaşa kalması. Kimseye gözükmemek de en büyük mutluluk.
Orhan Pamuk
Sabah herkes uyurken üstüne bir şeyler geçirdi ve çıkıp gitti.Bugün canı hiç bir şey yemek istemiyordu. Vapurda iştahla poğaça yiyerek çay içen insanlara baktı.İştahın uykuyla alakalı bir şey olup olmadığını düşündü.Çünkü ona göre bu insanların hepsi uyuyordu.Etrafa hep kibirle bakıyordu,meselelerini ,işlerini kısaca hayatlarını küçümsüyordu.Onlar bana bakıyor mu diye düşündü birden . Yanındaki adam poğaçasını bitirmiş bir sigara yakmıştı.Yüzüne doğru üflemeye başladı.Hiç ses etmedi ,kimseden bir şey rica etmeye gerek yoktu. Çünkü kimse kimseyi dinlemiyordu. En azından o bunu yapıyordu, ve geri kalan herkes de ...İşte tam bu noktada bütün dünyayı algılayışını tahtada hafif silik bir şekilde yazılmış denklem gibi gördü.Kimse kimseyi görmüyor,duymuyor ve anlamıyordu.Vapur iskeleye doğru yanaşmaya başladı. Kayışı oldukça yıpranmış saatine bakıp tam zamanı diye düşündü.Bu şehirde herşeyin tam bir zamanı oluyor.İnsanları itekleyerek merdivenlerden indi ve beklemeye devam etti. Liseli çocuklar bağırarak konuşuyordu , kadınların çoğunun saçı kahverengiydi, ve adamlar sabah sabah bile ter kokuyordu. Allah neden herşeyi duyumsamamızı istiyor diye düşündü belki de düşünmedi ama ben düşünmüş olabilse ne kadar güzel olabiliceğini düşündüğüm için yazıyorum.
Vapurdan indikten sonra Eminönüne doğru yürümeye karar verdi.Hiç bir şey elleriyle biryerlere, sık sık olmasa da birbirine tutunmaya çalışan kalabalığın içindeki bir otobüse bindiremezdi onu. İnsanı hayattan ancak bu topluluk soğutur.Bugün okula gitmeyecekti, bunu o şimdilik bilmiyordu.Bir ara sokağa saptı ,yukarılara doğru bakarken cam silen bir kadın gördü.Onun yanına çıkıp oturmak istedi,o camları silerken o da kafasındaki herşeyi teker teker silebilirdi . Bugün veya sonra bu ancak gökyüzüne çok yakın bir yerde olabilicekti.Kadın camı silip içeriye girene dek ona baktı,önünden aceleyle okula yetişmeye çalışan bir anneyle çocuk dışında hiç kimse geçmedi.Camı silen kadın onu görmedi ,içeri girdikten sonra perdeleri kapattı.O ise bir kaç dakika daha cama bakmaya devam etti,camda bir leke dahi göremedi demek ki artık gidebilirdi.Eğer biraz acele etmiş olsaydı ilk derse yetişmiş olabilirdi,eğer herşey için biraz daha acele etmiş olsaydı şu an okulda değil muhtemelen sevdiği kızla beraber kahvaltı hazırlıyor da olabilirdi.Tekrar hatırladı , bu şehirde herşeyin tam bir zamanı oluyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder