bir adam gördüm karısıyla konuşuyordu bugün ışıklardan geçerken çok hızlı geçiyor dedi kadın da karşılık olarak öyle gerçekten dedi gerçekten öyle derken işte ışık yandı ve çok hızlı geçtiler ben de çok hızlı bu küçük diyaloglara hasta beynime kayda geçtim aralarındaki konuşmayı cidden öyle burning to learn ,learning to burn paradoksalı gibi bir havuz var ve çok derin ve çok dolu bin tane fikir/alt fikir ,fikre yakın bir şeyler ,hiç bir fikir bile somutlaşmış böyle ve o kadar çok ki o kadar çok dolu ki bomboş gibi aynı zamanda veya hemen unutabiliceğiniz kadar dolu ...rüyalarım gibi bin çeşit şey yaşadığımdan ve hissettiğimden eminim ama hatırlayamıyorum veya bölük pörçük mesela on bin tane security council raporunun bölgesel katliamlar ve açlıkla uğraşıp reaffirming/reiterating/comdeming yapıcağına rüyalara yönelik clause lar üretmeleri gerekiyor hani çözülemeyen düğüm ve düğüm ve düğümlerin en kolay çıkışı yeni bir ip ve yeni bir düğümdür hipotezi gibi bu kadar aç ve bu kadar sindirim mantığından uzak insan yığını görmedim göremem çünkü kendime de baktığımda en çok bunu görüyorum bu sürekli bir yerlere koşturmaca ve onun tek alternatifi olan evde oturup duvara bakmaca arasınabir üçüncü şık yerleştirmelerini istiyorum ılımlı bir politika güdücem ve onları temsil edicem çok yoruluyorum ama cidden uyku halimle uyanık halim arasında çoğu zaman uçurumlar var bilincim birinde tamamen açık diğerinde ise hiç bir kuvvet açamaz en korkutucu şey ise bu iki ayrım gerçekten gece ve gündüz olarak işlemeye şu sıralar başladı daha önceden bu çemberin dışına çıkıp geceleri uyumayabiliyordum şimdi sistem vücudumu da ele geçirmiş durumda palahniuk geyiği değil bu cidden çok daha warhol un i want to be a machine'nine benziyor 24 hour /operative/ peopleaslında kelime fazlalığı insan oluşumuz bile işliyor oluşumuzu içine direk hapsedebiliyor öyleki diğer türlere yakınlaşmamız ancak durduğumuzda tesir ediyor mesela artık işlemiyorsan bitkisel hayattasın sanki bitki kelime olarak hiç bir işlevseliği içinde bulundurmuyor gibi inanılmaz da böyle bir kibir bu yüzde botanik'in bile bir bilim olarak sadece işlevsel olana ilginin gelişmesi fikriyle başladığına düşünüyorum yani ilk önce çok üzgünüm buğday vardı daha sonra orchid ler işin içine girdi üç büyük günah olarak zizek in sıralamasında başları çeken melankolinin ruhumu esir almasına izin vermemek için kutsal kase arayışlarına girmem gerektiğini biliyorum bu arada cidden kutsal kase denilince aklıma çok naif bir şekilde coco pops yediğim kase geliyor ama genel olarak düşünürsek kutsal kase her insanın hayatında :kaybedilen objeye tutkuyla bağlılık -kaybedilen şeyi kabullenmeyi reddetmek ve sonunda kaybedilen objenin , obje'den daha fazlasına ,dünyevi yaşamımızda kaçırdığımız şeylerin tamamına tekabül eden bir dublöre dönüşmesinden başka bir şey değildir. yani içselleştirip pratik bir hale sokarsam kutsal kase basit bir şey olabilir ama varlığıyla hayatımın alacağı yeni şekle olan balon inancım beni şu an inanılmaz gaza getiriyor bu coco pops un tekrar geri piyasaya sokulması veyahut annemveya eski bir sevgili veya ne biliyim büyük bir banyo olabilir ama idealize ettiği şey benim için çok büyük bazen çok büyük ve hani bazen çok küçük ya yine sevgimden hesabı baudrillard new york a gittikten sonra tek başına yemek yemenin insanı ne kadar yalnızlaştırdığı üzerine bir şeyler yazmıştı ben de bugün öyleyim o yüzden bol konuşup saçmalıyorum keza tek başıma çiya yapıcam .
Çarşamba, Mart 21, 2007
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder