Pazar, Şubat 18, 2007

yalnızlığımız arttıkça bileklerimiz inceliyor

besmele çek hatta üç kere de kulluvallahuahat oku sonra öyle başlarsın ,işin rast gider,şunu da üstüne giy dışarısı kar kıyamet,eve de geç döneyim deme ,baban çok kızıyor

babam çok kızıyor
babam yok ki kızsın orada öylece oturuyor adamın sesi soluğu çıkmıyor ,annem vantrilok gibi ,onun tiz sesiyle babamın diş gıcırtıları birleşiyor ve cümlecikler çıkıyor,yoksa babam yok ,babam pencere,babam terlik ,babam beyaz saç babam kaloriferin üstündeki menekşe

çıkıyorum hala demir kapıyı kapatmamış.merdivenleri inene kadar da kapatmayacak biliyorum,dışarısı hakkaten serinmiş,biraz yürürsem geçer, insan biraz yürürse her şey geçer.ilk ders dokuz da başlıyor ,okula gitmeden pastaneye gidebilirim,annem duysa üzülür,annem her şeye muhakkak üzülür,evde yumurta yemedin ,süt içmedin gidip pis pis pastanelerde yiyorsun,bir de üstüne para veriyorsun,veriyorum anne ,pastane de yiyorum,babam susarken karşımda sen de durmaksızın konuşurken ,o yumurta ,süt ve ben öylece size bakıyoruz,size bakarak hiç bir şey olmuyor anne ,size bakarak geçirdim on yedi yılı ve hiç bir şey olmadı ,size bakmadan iştahla poğaça yemeye gidiyorum,sizin olmadığınız her yer pek bir güzel anne,eşikten geçmiş gibi hissettim şimdi,bir adım daha atsam bizim evin kapısı,ve yuvarlanarak gelen suçluluk duygusu .şimdi evden üç sokak aşağıdayım,aşağıya inerken herşey çok hızlı ,birden yan apartmandaki kız bile olabiliyorum,onun ailesi böyle değil ,babası her sabah benimle aynı vakit pasparlak suratıyla park yerine gidip arabasını çalıştırıyor,elinde simsiyah deri bir çantası var ,gömlekleri mütemadiyen kalıp gibi,adam kalıp gibi,annesi de sabahlıkla pencereden bakıyor ,her gün her sabah pencereden adama bakıyor ,ben o kızım şimdi ,babam kalıp gibi ,annem sabahlıkla pencereden bakıyor,hadi şimdi o kızsın sen ,öyle düşün bak , belki bugün böyle düşünürsem daha kolay geçer,gerçi geçiyor kolayı ve zoru eklemeden de geçiyor günler,tek sorun yukarı çıkarken ,eve yaklaştıkça ,kalıp baba ve sabahlıklı anne gidiyor ,vantrilok anne ,ve menekşe ,kalorifer, ve terlik baba geri geliyor ,ev yemek kokuyordur şimdi,içeri girer girmez formama siner, bütün bunları sabahın sekizbuçuğunda düşünüyorum ,akşam üzerime sinecek olan yemek kokusunu,kesip atmalıyım ,eninde sonunda bu ev de kalmayacak onlarda ve ben kendi hayatımı kuracağım,tabi bu geometriyi kafamda daha pratik bir hale getirebilirsem,Şeyma'nın ablası o gün yanımıza geldi biz ders çalışırken ,üniversitede okuyor,kalıp baba ve sabahlıklı anneden çıkma kusursuz bir kız,hızlı hızlı bize kendini anlattı ,şeyma sanırım sinirlendi,sanırım şeyma ablasını sevmiyor,ablalar niye sevilmez ? sonra gidince o şeyma bana da söyledi ,nefret ediyorum dedi,üstüme üstüme geliyor o kadar harika ki dedi,üzüldüm .sonra sevindim ablam yok diye ,bu kadar basit düşünmek hoşuma gidiyor,zaman geçiyor ve ben hiç bir şey yapmıyorum,şeyma'nın ablasına kıyasla en azından,o sürekli çocuklarla şeyma günlüğünü almış odasından bana da okudu,inanılmaz şeyler yazıyor ,o kızın o kız olduğunu bilmesem dizi izliyorum sanırdım,sanır mıydım bilemiyorum,biz oturuyoruz,sonra sürekli bir şeyler tıkınıyoruz,bitmeyen meselelerimiz var ama ne olduklarını günün sonunda ben bile bilmiyorum,evire çevire anlattığımız dört kız var evet tam tamına dün gece yatmadan saydım dört kız ,hep o dördünden bahsediyoruz,döngüsel ilerliyor,kim kiminle ne yaptıysa o günkü konumuz bu ,bir de tabi yeni çıkan herşey bunu da dün düşündüm ,odamda biriktirdiğim yaklaşık üç senenin moda dergileri var,hepsinden bir şeyler işaretlemişim,ortalamaya bakarsak üç senenin sonunda hiç bir şey almamışım diyebilirim,sayfalarca yuvarlak içerisine alınmış modeller,hep ne için diye düşünüm yine dün gece,yok volkan için yok özgür için yok fencilerdeki o uzun boylu çocuk için,dua etmedim çıkarken şimdi aklıma geldi,bir kere bile etmedim et dediği halde ,kendimden sıkıldım,okula gitmesem ne olur acaba ,kesin söylerler gitmediğimi,git devam et yürü ders aralarında belki bir şeyler olur kaçırırım,bugün hiçbir şey yemicem ,popom çıkıyor ve engelleyemiyorum da kendimi,evde uyumadan bisiklette çeviriyorum,o gün şeyma bir kağıt verdi git bunları aktar mı ne varmış oradan al kaynatıyormuşsun ve zayıflatıyormuş dedi,şeyma dan nefret ediyorum,onun umrunda mı sanki dalga geçer gibi elime kağıdı uzatıyor,o kadar zayıf ki ,herkes o kadar zayıf ve güzel ki ,odam da kalabilirdim yorganın altında ,o zaman ne şeyma ne ablası ne de kalıp baba aklıma gelirdi,belki sadece bizimkileri tanısaydım onlarla mutlu olabilirdim,herşey sokağa çıktığım an gözüme çirkin geliyor,unufak oluyorum,kendizini başkalarının gözlerinden görme gibi bir alışkanlığınız var ,vazgeçmelisiniz,hep sizli bizli konuşur salak herif,ona neden maaş veriyorlar anlamıyorum,çok ballı bir iş doğrusu ,rehberlikmiş ,bu cümle aklımda kalmış kala kala ,ve onun bunu söylerken ki suratı,o kadar emin ki sanki o hiç yapmıyor,birilerinin bana tavsiye vermesinden nefret ediyorum,aslında bilemiyorum,neyden nefret ettiğimi artık tam olarak kestiremiyorum,saçlarım biraz daha uzasa ve biraz daha kilo versem ve fencilerden o uzun boylu çocukla tanışsam ve indirimde istediğim şeyleri alabilsem ,aslında herşey çok güzel olabilir,besmele çekebilirim,eve erken dönebilirim ,şeymanın ablasıyla konuşurken onu kendime yakın bile hissedebilirim...


hüsne bize yazdım bunu ,bize çok uzak olan o kıza yakınlaşmak için...

Hiç yorum yok:

 
Clicky Web Analytics