Cumartesi, Şubat 17, 2007

OLUR ÖYLE

çok ince bir fark için


çok keyifliydim,çıplak ampülleri iplere dolamışlar hepsi kafamın hizasında parıl parıl parlıyordu,önümüze üç tane diktörgen yanyana masa koymuşlardı,bardaklar dopdoluydu,insanların ağızları dopduluydu,kahkahaları bölen ciddi meseleler hiç yoktu,bir tek sorun boşalan salata cacık tabaklarıydı,sen önümdeyin durmadan konuşuyordun,ben seni dinlemiyordum,seni hiç dinlemem biliyor musun? -nerden bilebilirsin ki sen hep konuşuyorsun...seni dinlemem ama dudaklarına bakarım ,ellerine bakarım,kafanı yoran herşeyi anlatırsın ya bir solukta ,düşünürüm nice cümlenin içinde bir ben varmıyım diye düşünürüm yok olduğum vakit biraz hüzünlenirim,ama çabuk geçer ,salata tabakları dolar,cacıktan dört beş kaşık sesi yükselir,ben var mıyım yok muyum karışıp gider-o gece işte müzikle karışırken sesin ve sesler,birden sana ve bana baktım ,o insanların ortasında nasıl durduğumuzu düşündüm,meselelerimizi ve sevgimizi ,sen sanki hiç farkında değildin bir çember çizer gibi üstünden geçip duruyordun,çizgiler kalınlaştığı vakit bana hiç haber vermeden silginle siliyordun, en yakın olduğumuz anlar bu yüzden izlerden ibaretti.Bu izleri fark etmek için kağıda uzun uzun bakmak gerekirdi,fakat bunun için zaman yoktu,zaman bakmak için yoktu,başka her şey için vardı.Senin bu ağzındaki kalabalık mesela,bunun için zaman vardı.bütün işlerin güçlerin ve ara sıra gidip geldiğin bir sürü SEN için de hep bir zaman vardı ...
ama önemli miydi,üzülür müydüm bunu fark edince?bilmem ,belki evet bazen dert olurdu içimde ,yataktayken boynuna her yaklaştığım vakit nabzın bana anlatıldığı kadar da sonsuz bir şey olmadığını düşündüğümde içimden akıp giderdi bu sitem ve üzüntüler,sen yanımdaydın ve güzel kokuyordun,sesin çıkmıyordu ama soluğun bana o yatakta çok yakındı, bu yüzden ben bize bakardım ve benim bakmam bir süreliğine kafiydi...
o gece masadaki tabaklar dolmamak üzere bir bir kaldırıldığında sen de hafiften kalkmak için bana baktın ,gülümsedik beraber ,elimi aldın ama yanındaki adamla konuşmaya devam ettin elim ellerinin içinde bir şeyler geveledi ama sen duymadın,benimkiler de ses etmedi bu sıcaklık yeterliydi,dışarı çıktık ikimizde tek kelime etmedik yürüdük epeyce sokaklarda insanları gördük,sen düşünceliydin ellerim ısınmıştı yeterliydi . soru sormadım,sonra bir yerde durduk bana bakıp sıkıldığını söyledin . neyden diye sormam gerekirdi ne seni sıktı diye bilmem gerekirdi ama ses etmedim , sıkıntını atabilmen için cesaret lazımdı,benim sesim lazımdı ,ama ben sustum,gerisi de gelmedi,evin önüne geldiğimiz de fırından sıcak ekmek kokusu geldi ,bir anda her şeyin düzelebileceğine inandıran bir koku...sen de farkındaydın.bu yüzden ardı ardına sıraladın cümleleri,gitmek istiyordun,benimle duramazdın,beni seviyordun AMA cümlen bitti peki dedim .yüzümü yokladın üzülmüş müyüm diye baktın sonra bir an belki bunu önemsersem bir daha hiç gidemem dedin içinden ,belki dedin belki demedin bilemiyorum,sonra hızlı hızlı bir şeyler daha söyledin,ellerim artık buz gibiydi,gidiyorum dedin yine ses etmedim ,çocukluğumdan bahsettin çocukluğuma verdin yine birşeyleri ,bu oyun değil dedin mesela,susarak hallolmaz dedin ,ben yine sustum,sonra çekip gittin,evin önündeki basamaklara çöktüm,ekmekler muhtemelen artık raflara dizilmişti ,koku azalmıştı,fırının kapısından keyifsiz şişko bir adam çıktı,beni gördü ,ekmekler yeni çıktı dedi .biliyorum dedim.sustuk .bir sigara yaktı ve yanımdaki basamaklara çöktü,bir tane alabilir miyim dedim,içeri girdi kesakağıdına bir ekmek sardı ,basamakların üstüne koydu ve sigarasını içmeye devam etti,ekmekle basamakta durmaya devam ettik,birden kendimi onunla seninle hissettiğim kadar yalnız hissettim ...

Hiç yorum yok:

 
Clicky Web Analytics