Salı, Şubat 27, 2007

ben güzel hayal kurarım




meseleler büyük



kafam küçük



napalım kıçımla düşünürüm bundan sonra



bir makarna fabrikası olsun



yaratıcı bir ismi olsun

olmasın



sel bassın



dünyadaki bütün teyzeler tek yaşayan yeğenlerine ayva reçeli yapsaydı



ve o yeğenler her defasında teyzelerine kocaman sarılsaydı



bence o zaman küresel ısınma ,borsa ve fiat olmazdı



o zaman gökkuşağı ,lavanta esansı,sürekli kahkaha atan göbeğiyle göğüsleri birleşmiş kadınlar ve tabiki ayva göbekli genç kızlar olurdu



dünya böyle bir yer olsaydı



ben yarın muhtemelen okula lacivert babetlerimi giyip boğazdan zıplaya atlaya giderdim



saçım günün belirli saatlerinde hayır belirli saat asla olmazdı dünya böyle bir yer olsaydı



kafamın estiği anlarda hayır an olmazdı zaman olmazdı işte kafam estiğinde saçım bir kıvırcık bir düz bir başka bir başka daha olurdu



ve kanımın kaynadığı bütün insanlara canım istedikçe sarılır ve öperdim



dokunmamak ne kadar üzücü



hayvanların bu konuda bizden daha içten oluşuna hayranım



ben bir hayvanım



/dişi domuz/



yine yarın öyle bir dünya da ben dünya politikası dersi yerine gökyüzüne nasıl çıkılır sorusuna cevaplar arardım



veyahut bu kadar dersle vakit kaybetmek yerine



hakikaten ders nedir ki



hiç
bir hiç



annemi



dedemi



bana yakın olanları



ve bir o kadar da uzak olanları incelerdim



uzaktan izlerdim



/city of angels/



yine yarın öyle bir dünya da ben geri eve döndüğümde



evde kimi görmek istiyorsam kapıyı o açardı bana



/çocukluğum/



annem



ve kocaman sarılıp



beraber ne yemek yapacağımızı düşünürdük



ve yine yarın öyle bir dünya da ben birilerinin sadece tek birileri için de varolabiliceğine sonsuz inanmaya başlardım sonsuz inanmak nedir ki öyle bir dünyada inanmak olmaz



öyle bir dünya da mek mak olmaz



öyle bir dünya da



HER ŞEY GERÇEKTEN OLMAZ



HİÇ BİR ŞEY BU YÜZDEN SORUN YARATMAZ



ve yine yarın öyle bir dünya da muhtelemen kimse ağlamayacağı için ve göbeği göğüsleriyle birleşmiş kadınlar taze baget ekmeklere kaymak ve ayva reçeli sürüp ardından ince belli çay bardaklarını hüpleticekleri için



açlık olmazdı



mozambikte fırtına da çocuklar ölmezdi



ırak olmazdı



darfur olmazdı



isim olmazdı



uçsuz bucaksız çayırlar olurdu



ayva göbekli kızda



en sevdiği çocukla



o uçsuz buçaksız çayırda



/dandelion/



hiç evetsiz



evet nedir ki öyle bir dünya da evet olmazdı



hayır da olmazdı hele hayır hiç olmazdı /hiç uymazdı



sabahın ilk ışığına kadar öpüşür ve sarılarak uyuya kalırdı



üşümek azıcık olurdu



sıcak azıcık olurdu






ama



bütün bunlar



HAYAT DENEN SERÜVENİN KULLİYATINA TERS

Hiç yorum yok:

 
Clicky Web Analytics