bugun vapurda ınsanları ızledım , artık sadece izliyorum , öylece nereye gıdersem gidiyim , babamı ızledım dun mesela konusmasını o kendindem emin halini gulunç geldi bılmıyorum yururken bıle artık ınsanlar yaklaştıkca rahatsız oluyorum , bu sekılde devam edıcek , subattan hangı aya kadar olursa olsun ,bir ailede iki faruk edicez , faruk camdan bakıcak ,
ve buradan denizi görebiliyordum eskiden diyecek
ve buradan fener bile gözüküyordu eskiden ...
garıp olan , bu kadar durağanken ruhum , bu kadar uzakken butun o insanlara bedenim bugun skyturkun koca salonunda dolandı , onlarca kağıdı eledim cevırdım kafamda cumlelerı kestım , sonra duz bos bembeyaz bır kağıt hayal edıp beynimi zorlayarak onları yapıstırabıldım , ama orada degıldım
yorgunum
o kadar yorgunum ki astral seyahetler bile amaclasam gerceklesemem su an durabiliceğim son durak buzdolabı olabılır , o bile cok uzak
hersey pek uzak ...
buzgıbı ayaklarım var ...
Cuma, Nisan 22, 2005
the decant year
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder